AŞKIN YÜZÜ | Giriş

makochi

Yeni Üye
Katılım
9 Haz 2014
Mesajlar
50
Puanları
0
Yaş
28
Ticaret Puanı
0   0   0
AŞKIN YÜZÜ | Giriş

Geriye doğru baktı, yine gözleri buğuluydu ve yine, yine onu düşünüyordu; hep onu düşünecekti, sanki bundan emindi. Gözlerini hemen baktığı yerden kaçırdı kız, hem kendine hem de yanındaki insana eziyet etmek istemiyordu, ama olmuyordu işte. Ne zaman bir yere gitse, ne zaman biriyle bir şeyler yapsa hemen aklına o geliyordu. Herkeste onu görüyordu. Kız, erkek onun için fark etmiyordu sanki. Dünyada tek o varmış gibi hissediyordu.
Ama birden kendine gelince, nerede olduğunu anlayınca, her şeyi fark edince, yine o mutsuz, hayallerinden uzak bir kız oluyordu. Onun için gelecek yoktu sanki varsa da o bilmiyordu henüz. Yanındaki sevgilisinin yakışıklı profiline baktı. Ne kadar içten gülüyordu öyle. Ne kadar sevimli bir gülüşü vardı.
Ama onun içini ısıtmıyordu işte. Sadece kızın yüzüne ufak bir tebessüm koydurabiliyordu o kadar. Sonra kızın yine aklına o geldi. Ne kadar güzel gülerdi oda. Ne güzel gamzesi vardı yanaklarında, ne güzel bir çehresi vardı. Ah ne güzel içini ısıtırdı onun. Sonra yanındaki çocuğun kızın elini tutması ile daldığı yerden uyandı kız ve çocuğa hafif tebessüm etti. Çocukta ona karşılık olarak büyük ve sevgi dolu gülümsemesini yolladı. Kız yine kendini suçlu hissetti. Yanında sevgilisi varken onu düşündüğü için, ama olmuyordu işte elinden bir şey gelmiyordu. Yüzünü yanındaki sevgilisinden çekince en yakın arkadaşına baktı. Sırdaşı, dostu, her şeyi arkadaşı. Nasılda ağlamıştı onun omzunda gecelerce ama sevdiği adamın yüzünü gösterememişti ona işte. Bütün resimleri, facebook her şeyi silince, yırtınca sadece gözlerinde kalan yüzü ile ifade etmişti arkadaşına. Fark edince arkadaşının bir çocuktan bahsettiğini anlamıştı, tek anlamadığı onun neden bundan haberi olmadığı idi. Arkadaşı neden ona anlatmamıştı ki?
Hâlbuki her şeylerini paylaşırlardı. Bu duruma çok kırılan kız daha sonra bunu arkadaşı ile konuşacağını belli edercesine kaşlarını çatmıştı. Ama arkadaşı o kadar anlattığı ile heyecanlıydı ki görmemişti bile. Sonra arkadaşı sevdiği adamın adını söyledi, onun adını duymak ne hoştu. Sanki bir yel esmişti sıcak günde bir esinti, rüzgarlı günde güneş gibiydi adı. Bir fısıltı, bazen de bir çığlıktı. Tebessüm, hüzün, mutluluk her şeydi. Kısacası aşktı... Sonra birden fark etti kız, sırf onun sevdiği adamın adı diye arkadaşını kıskanacak hali yoktu ya? Güldü kendi kendine. Her şeyleri aynıydı, birbirlerinin kıyafetlerini giyerlerdi, birbirlerinin düşüncülerini tamamlarlardı, ama hiç aynı isimde birilerini seveceklerini düşünmemişti. Birden arkadaşının evet hayatım gel diyen sesini duydu. Telefon ile konuşurken bile gözleri parlıyor ise arkadaşının, kim bilir göz göze geldiklerinde nasıl kıvılcım çıkıyordur diye düşündü kız. Sonra birden birini gördü. Onlara doğru gelirken uzun boylu esmer yakışıklı profili çok tanıdıktı. Atletik vücudu, gülen yüzü, yanaklarındaki gamze bile. Kız bu kadarda değil onu her yer de düşünüyorum diye söylenirken gördüğü yüzle karşı karşıya gelmeyi hiç düşünmüyordu.
Sanki rüyada falan idi, yoksa gördüğü gerçek olamazdı herhalde ya da olabilir miydi? Birden çocuğun yüzündeki gülüşte silindi ve kızı görünce kalbindeki sancıyı tekrar hissetti. Yine aynıydı kız, yine güzel hiç değişmemişti. Değişen tek şey yanındaki artık o değildi. Onun elini tutan o değildi. Ve çocuk kızın en yakın arkadaşı tarafından öpülünce kız ne olduğunu anlayamadı önce ve sonra gözlerinden gelen ufak damlaya ve kalbinden gelen sancıya hiçbir şekilde engel olamadı...

Keyifli okumalar
 
Üst